M A V i bi dünyaya HOŞGELDİNİZ!

Bilgisayar&Teknoloji













Şubat 2011 v4.1

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Önerdiğim Siteler








İsimsiz ve Resimsiz Spor Sayfası..

Şubat 2011 MaviDem

Spor : Futbol...


Güzel yurdumda spor kavramından genelde futbol anlaşılır bilirsiniz. Belli yaş periyodundaki mavi nüfus cüzdanlı vatandaşlarımız voleybol, basketbol, yüzme ve tenis gibi sporlarla da ilgilidir. Ama bu sporlarda özellikle bayanların forma giydiği takım oyunlarına yoğunlaştıkları için böyle öğretici ve ilim-irfan kaslarını geliştirici bir sayfada değil ilerleyen zamanlarda kulakları çınlatılabilir... (Neyse, konu telefonu çektim direkten moduna girmesin..)


"Spor eşittir futbol" romantizminde yaşayan bir ülkeyiz. Futbol yalnız ve güzel ülkemde başlıbaşına yüzbinlerce insana ekmek parası kazandıran bir sektör.

Futbol takımları, yöneticileri, antrenörleri, diğer personeli, stad önlerinde korsan forma-bayrak-bere satanlar, karaborsa biletçiler, tükürük köfteciler, sucular-çekirdekçiler, açık tribüne izolasyon köpüğünden imal minder satanlar dedikçe listenin büyüklüğü ve istihdam gücü daha iyi anlaşılır zannedersem.

Eskiden anne-babalar "ben okulu bırakıp futbolcu olacağım!" diyen çocuklarına "ben davulcuyla evleneceğim!" diyen evin tek kızına nasıl davranılırsa öyle davranılırdı. Ama futbolun maddi boyutu o denli gelişti ki artık artık anne karnında çocuğa Cristiano Ronaldo ve Messi maçları izletilir oldu. Bizim zamanımızda yeni doğan bebeklere dedelerinin adı verilirdi genelde. Bir ara artist isimleri popüler olmaya başladı. Ama futbol furyası başlayınca çocukların adı "Sergen, Rıdvan, Tanju" olmaya başladı. Şimdilerde ise Arda, Volkan, Gökhan gibi isimler nüfus cüzdanlarında baş köşelerde.

Bizim çocukluğumuzda zorla okula götürülen yaş dilimi şimdi futbol takımlarının altyapılarına gönderiliyor. Eskiden milli piyangodan başka zengin olma rüyası olmayan jenerasyon şimdi çocuklarını önce Fenerbahçeye, Beşiktaşa, sonra da Real Madrit veya Chelsea'ye transfer olmuş görüyor sabaha karşı düşlerinde.

Bir de fanatik derecede bir futbol takımı taraftarı olmayı dünyada en büyük nimet sayanlarımız var. Bu fanatiklerin yeni baba ve hatta anne olmuşları da kendi içlerinde patolojik araştırma gerektirecek kadar ilginç..

Daha Pamuk Prenses'in 7 cücesi kadar boyu posu olmayan çocuklarını da kendi tuttukları klübün taraftarı olmaya zorlayan babalar, hatta anneler bile var. (Örneğin) Baba Fenerbahçeli, anne Galatasaraylı. Çocuğun bezlerini bile klüp renklerinden almayı anayasada olmasa da çok önemli bir kanun maddesi sayan bu tür anne-babalar yüzünden çocuklar kimbilir neler çekiyordur? Baba sarı-lacivert eşofmanı giydirir çocuğa, anne de penaltı kaçırmış acemi forvet hızıyla ve hiddetiyle-şiddetiyle hemen sarı-kırmızı beresini ve atkısını sarar çocuğa ağustosun ortasında. Çocuk yaz günü tavuskuşu kostümü giymiş eskimo gibi gezmekten perişan olur haliyle.

Böyle fanatiklerin başrolde olduğu fıkralar da sevilir. Onlardan birini yazalım mı? (Yazıyorum bile.. Ben fıkrayı Fenerbahçelilere hediye ettim, siz eşe dosta anlatırken başka bir takımın adını kullanabilirsiniz.. ;) )

Fanatik Fenerbahçeli baba 5 yaşında oğlunu lahana gibi sarmış sarmalamış Fenerbahçe maçına götürmüş. Maçın tadı açık tribünde çıkar denir ya, almış oğlunu da omuzlarının üstüne maçı izlemeye başlamış. Çocuk bir saniye bile susmadan bağırıyormuş: "Lugano kornere yardıma git, O top ıskalanırmı kazma Selçuuk, yaz bu frikiği be Alex, topu elinle tut be Volkan, başka yerinle değil!!!! Yuh be hocam, ne faulü ya!"

Maç boyu çevredekiler o kadarcık çocuğun futbol bilgisine hayran kalmışlar. Bir ara baba aniden çocuğu omuzundan indirmiş ve iki tokat patlatmış. Yanında maçı izleyenler ne olduğunu anlamadan sormuşlar: "Abi neden vurdun ki çocuğa, bak herşeyi ne güzel öğrenmiş?" Adam burnundan solur bi halde söylenmiş: "Eşşoğlu eşşek her haltı öğrendi de baba çişim geldi demesini öğrenemedi!" ( ;) )

Hepinize spor dolu günler.. :) Paylas

....

Spor : Kısa Kısa...

Şubat 2011 MaviDem

* Erzurum Kış Üniversite Oyunları bitti. Başarılı bir organizasyon ve tanıtımda Türkiye adına. Akılda kalan diğer detaylar ise buz hokeyinde gol yeme rekoru kırmamız ve amorti niyetine aldığımız tek madalya oldu.

* Futboldaki şaşırtıcı transferlerine basketbolda da devam eden Beşiktaşın flaş transferi Allen İverson beklenmedik bir sakatlık yaşadı ve basketbolseverlerin hayallerini yıkacak kadar erken bir sürede ülkesine döndü. (Tedavi olacak, önümüzdeki sezon dönecek vs. dense de bu saatten sonra çok fazla beklenti beslememek lazım..)

* Futbolda Süper Ligde ortalık toz duman...

* Sezon başındaki Quaresma ve Guti transferleriyle gündemi belirleyen Beşiktaş devre arasında da "eylemlerine" devam etti! Hepsi uluslararası kariyere sahip devre arası transferleriyle "17'de 17" sloganıyla ikinci devreye başlayan Siyah-Beyazlılar "parayla saadet olmaz!" atasözünü doğruladılar şu ana kadarki performanslarıyla. Bunun üstüne pahalı ve çoğu başarısız transferlerin maddi yükü de gelince Beşiktaş'ı mali anlamda da zor günler beklemeye başladı.

* Aykut Kocaman yönetimindeki Fenerbahçe şu ana kadarki görünümüyle Mehter takımı görüntüsü vermekte. Avrupada erken çuvallayan, ligde de düşe kalka idare eder sonuçlar alan Sarı-Lacivertlilerde her an herşey olabilir.

* Hep ilklerin ve alkışlanacak başarıların takımı Galatasaray bu sene yeni bir rekor kırmak üzere. Bu defa "en çok yenilgi ve en başarısız sezon" rekoruna oldukça yaklaşan Sarı Kırmızılı takımda Hagi ile beklenen mucize gerçekleşmedi. Misimoviç gibi kalitesi tartışılmayacak bir oyuncuya tavır alan Hagi sezon başı ve ortasında kendi bilgisiyle yapılan transferlerden de hayal kırıklığı yaşayacak ve yaşatacak anlaşılan. Galatasaraylılar "CimBom Galatasaray" marşı yerine Müslüm Gürses ve Küçük Emrah'tan seçme şarkılar dinlemek zorunda artık.

* Trabzonspor kadro gücüyle kıyaslandığında başarılı sayılacak bir yerde. Özellikle Brozek kardeşlerin transferi bana göre bu sezon olmasa da ilerleyen dönemlerde doğru seçim olduğunu gösterecek transferler.

* Geçtiğimiz yılın şampiyonu Bursaspor devre arasında Miller ve Altidore transferleriyle onlardan beklenen düşüşü tersine çevirebilir.

* Kayserispor da doğru transferler ve Şota Arveladze fakötüryle başa oynayacak takımlardan. Aynı şekilde Gaziantepsporun performansı ve oyun tarzı beğenilmeyi hakediyor.

* Eskişehirspordan bir başka sayfada da bahsettik zaten. Sezer'in kalması zaten dar bir kadrosu olan Kırmızı Şimşeklerde o gitse yapılacak 3 transfere bedel bir doğruydu. Es-Es ikinci devrede ilginç maçlar ve sonuçların takımı olacaktır.

* Kasımpaşa Yılmaz Vural gittikten ve Yekta'yı sattıktan sonra daha iyi oynamaya başladı sanki. Ama seneye Süper Lig'de olmaları mucize. Düşecek diğer 2 takımın da Sivasspor, Bucaspor, Ankaragücü, Gençlerbirliği ve Manisaspor arasından çıkacağını düşünüyorum.

* Bana göre devre arası transferlerinin en ilginci Çaykur Rizespor'un yaptığı Freddy Adu transferi. Dünyada geleceğin en iyi 100 oyuncusu adayları arasındaki 20 yaşındaki oyuncunun satın alma opsiyonu da Rizespor da. Rizespor Süper Lig'e çıkabilirse ve Adu bir sezon da Süper Lig'de iyi bir performans gösterirse şu an hiç beklenmeyecek kadar büyük bir Avrupa takımına transfer rekoru kırarak gidebilir.

Bu defalık bu kadar yeter mi? Bence de yeter.. :)

Önümüzdeki güncellemede görüşmek üzere..

MDC v4.1

Arşivden


© MaviDem.com v4.1 - Şubat 2011 İçerik ve Tasarım