Çalakalem Yazılanlar...
Kafası karışık bir adamın her telden cümleleri...
Kaç zamandır bilgisayarı her açışımda "site bu defa çok gecikti!" derken buluyorum kendimi.
Cevabı yine bünye içinden bir ses veriyor: "Sen oturup yapmazsan 2012'yi de bulur!"
Bu gece eve erken dönüşümün bir işe yaradı kendi çapında. Birkaç sayfayı birden "atarak" kendi rekorumu kırdım kaplumbağa ile yarışan hızıma inat. Ve geldik bu sayfaya.
Normalde her defasında bir eskiz yapardım kağıt kalemle. Hangi sayfada ne olacak, hangi başlığın altına ne dolacak, ilkokuldaki Cin Ali resimleriyle dökerdim kağıda. Bu defa da öyle oldu. Ama belki otuz sayfanın içinde sadece bu sayfanın eskizi sırra kadem basmış durumda. (Önemli not: Şu ana kadar yaşamadığım bir durum, her zaman bu kadar dağınık değilim, vesaire..)
Ya "bahtsız bedevi"nin çöldeki maceralarından dem vuracağım ya da oturup doğaçlama yazacağım birşeyler. Doğru tahmin: B şıkkı.. Adı üstünde "Her Telden" ortaya karışık bir içeriği olacaktı bu sayfanın. E olsun o zaman.
* Aslan Tlebzu çalıyor, "iki dakika saygı duruşu yaşanmamış aşklarıma" desem. Ya da demesem. Aynı anda hem bu müzikle mest olup hem de birşeyler yazabilecek kadar zeki olduğumu ispatlamam gerek kendime. Ve madalya misali bir fincan kahveyle ödüllendirmek bizzat şahsen kendimi. Sabahın 4'ünde. Sonrası "uykular geldi de kovduk mu gözüm?" durumu.
* Az önce bir web sitesinde okudum. Aşırı kahve dişlere zararlıymış. Zaten biliyordum ama ekranda bold harflerle görünce fincandaki kahveye "ömrümü çürüttün Jale" der gibi bakmak istedim. Ama bunca yıllık dostluğumuz var, uykusuz gecelerin sabahını yakalamak var. Durmak yok, kahveye devam.
* Sabaha karşının köründe birini arıyorum. "Aradığınız kişiye şu an ulaşılamıyor!" diyor gripal enfeksiyon anında kaydedilmiş bir bayan sesi. Normaldir ulaşılamaması, normal insanların çoğu uyuyor bu saatte. Kendimi zombi veya android gibi hissedesim geliyor. Bu arada "aradığım aboneye ulaşamamak" kadar can sıkıcı, bant kaydını dolduran bayanın ses tonu. Bir daha aynı aboneyi arasam ve yine ulaşılamama durumu olsa bu ses beni döver mi ki?
* Az önce bahçeye çıktım. Kırağı düşmüş, yerler kar yağmış gibi. Bu saatte sokakta kalan insanlara ve cümle canlılara Allah yardım etsin. Ama komşunun köpeği de bu durumu suiistimal edip her gece bizim bahçenin kuytularına mevzilenmesin artık. Dalgın olduğumuz bir gece kalan ceviziçi kadar aklımızı da olay yerinde bırakmayalım. Gerçi severim "akıllı olup dünyanın kahrını çekeceğine, hafif deli olacaksın ki dünya senin kahrını çeksin!" atasözünü.. Patlat narayı "deli Kadir uleynn.."
* Ne zaman "benden delisi var mı?" desem cevabı hemen gelir nedense. Bu saatte sanki memleket kurtarır gibi uyumamaktan dem vurduk ya demin! Sabah 04:45 itibariyle evimin karşısındaki yolda 26 ... ... plakalı beyaz arabanın içinde birileri müzik dinliyor. Besbelli alkollüler.. Fonda "yıldızlar da kayar" ve Kıraç.. "O yıldızlar kaysın da kafanıza düşsün e mi!" diyesim var..
* Gitti bütün motivasyon diye bahane mi yapsam? Yan yattı, çamura battı mı olsam?
* Her şey üstüste odamda, hayatımda. Alt üst bir hayat altı üstü. Elimde telefon, kulağımda kulaklık, karşımda dizüstü. "End of the road" psikolojisi. Üstü kalsın ey hayat..
* Çok yaşayan mı bilir, çok gezen mi? Google'a sormak lazım. En iyisini o bilir.
* İsabel çalıyor (Il Divo).. Alıp götürenlerden bu şarkı da. Sezen Cumhur Önal'ın sunumu gibi şarkı söylüyorlar. Ama çok güzel. İtalyanca galiba. Evde başkaları olmasa hoparlörden bile dinlenebilir mi? Evet ötesi.. Ve İsabel çok şanslı biri bence. En azından adı Binnaz olabilirdi ve Cigulinin diline düşebilirdi.
* Islıkla başlayan şarkılar vardır ve genelde güzel olurlar. Bakınız Wind of Change.. Dinlemesi hoştur. Bakınız şekil (a). Akrepler... Senfonik versiyonu bambaşka; film tadında, yum gözünü uzayda yürüyen ilk Türk ol anında.
* "Videolar" sayfasına attığım yabancı nostalji şarkıları dinliyorum anlaşılan. Orhan Gencebay şarkılarına benzer girişi olan bir şarkı. Hangisi sizce?
Ve ekranın sağ altında bir balon. 05:00 olmuş saat. Grup Vitamin'in "bi dakka doktor bey geliyorum" deyişi gibi hızlı bir vedanın eli kulağındadır.





