Şubat 2011
MaviDem
Uzun mevzulara kısa cümleler!
Dünya ve Türkiye gündemi son zamanların en yoğun günlerini yaşıyor. Gazeteler, TV'ler, haber siteleri ve diğer medyada her kafadan bir ses ve yorum çıkmaya devam ediyor. Kimine göre çok seslilik, kimine göre her kafadan bir ses ve kakafoni..
Milletvekili seçimlerinin ucu göründü. Ak Parti Meclisteki çoğunluğunu sürdürmek, muhalefet partileri şu ankinden fazla milletvekili kazanmak derdinde. Anketler havada uçuşuyor. Siyasi arenada o kadar seri hareketler izlemeye başladık ki bir yerden sonra her haberi takip etmek bile zorlaşıyor.
Yakın zamana kadar satranç maçı izler gibiydik. Düşünülerek atılan adımlar, kurulan cümleler ve bizim gibi normal vatandaşların zorlanmadan izleyebileceği bir gündem vardı.
Son zamanlarda ise satranç hızında gidişat yerini resmen masa tenisine bıraktı. Sürekli hamleler, vuruşlar. Ve kafası gittikçe karışan seçmenler..
Bakalım sonu ne olacak? Bu hızlı çekim filmin sonu nerede bitecek? Kazananı, kaybedeni kimler olacak?
Kısa cümlelerle GÜNDEM diyelim kendi çapımızda o zaman:
....
Şubat 2011
MaviDem
Başlığa cevap olarak "Hayata dair birşeyler.." diyebiliriz kısaca. MaviDem.com ile ilk sayısında tanışanlar hatırlar belki: "Bu sitede aradığınız her şeyi değil, kendinizden birşeyleri bulacaksınız!" demiştik. Demeye de devam ediyoruz.
SEÇİMİN UCU GÖRÜNDÜ: 2011 Milletvekili Seçim takvimi yavaş yavaş işlemeye başladı. Seçimlerde aday adayı olmak isteyen büroktat ve benzeri zevat mevcut görevlerinden istifa etmeye başladı. Ak Parti tek başına iktidar olmanın da avantajını kullanarak seçimden kazançlı çıkma düşüncesinde. Bunu başarması da imkansız görünmemekte. Zira ülkemizde kendi içinde bir tür maratona benziyor seçimler. Yani siz çok iyi koşmasanız da rakipleriniz kötü koştuğunda kazanan siz oluyorsunuz.
Kemal Kılıçdaroğlu'nun genel başkan olmasıyla rüzgar alması beklenen CHP yelkenleri bir türlü taraftarlarının beklediği kadar dolmadı nedense. Parti içinde Önder Sav ve benzeri muhalif kanadın pasifize edilmesiyle belli bir güç kaybı yaşandığı muhakkak. Bunun üstüne Süheyl Batum'un Türk silahlı Kuvvetlerini kağıttan kaplana benzettiği cümlelerinin doğurduğu tepkiyi de göğüslemek ve atlatmak zorunda kalan Chp bir hayli enerji harcayacağa benziyor. Artı anlamında Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen'in Chp'ye katılması en azından Eskişehirde ve Dsp tabanlı ama Dsp'deki sıfırlanma sürecinden sonra arayıştaki sosyal demokrat seçmenlerde Chp'nin kazancı olabilir.
Bir diğer güçlü muhalefet partisi MHP ise CHP'ye nazaran daha az sorunlu günler yaşamakta. Yerel seçimler ve referandum sonrasında Devlet Bahçeli'nin tabandaki küskünlere yönelik buzları eritmeye çalışan politikası sonuç verirse MHP en azından her zaman partiye yakın ama farklı nedenlerle soğuk duran topluluğun oylarını kazanabilir. Bunun üstüne diğer siyasi partilerin yapacakları hamlelerde yaşayacakları sorunlara ve genel konulara vereceği doğru tepkiler de partiye oy olarak dönebilir. Medyada geçmiş dönemlere nazaran biraz daha fazla yer bulabilen Mhp ve Devlet Bahçeli az ama tam konuşabilirse ve en önemlisi önceki dönemlerde sıklıkla yaptığı milletvekili adayı seçimindeki yanlışları tekrarlamazsa bazılarının iddia ettiği gibi seçim barajına takılmayı bırakın pek çok insanı şaşırtacak bir oy oranı ve milletvekili sayısı yakalayabilir.
Türkiye çapındaki % 10 barajı değişmezse (ki değişeceğini sanmıyoruz) Doğu ve Güneydoğu Anadoluda seçimlere bağımsız aday olarak girecek Bdp milletvekili adaylarının durumu bölgedeki aritmetiği etkiler. Partinin pkk'ya yakın çizgide siyaset yapma konusunda ısrar etmesi bölgede güçlü Ak Parti'nin ekmeğine yağ süreceğe benziyor.Öte yandan belli bir ağırlığa sahip Bdp tabanının Mecliste temsil edilememesi durumu oluşursa bunun sokağa ve illegaliteye kayma sonucu getirip getirmeyeceğği de şu an için bir soru işareti.
Mevcut siyasi yelpazeye bakınca özellikle milletvekili seçimlerinde yarışın 3 parti arasında geçmesi gibi bir durum sözkonusu. (Bdp'nin baraja takılmamak için bağımsız adaylarla seçime gireceği varsayılarak.)
Birilerinin büyük ümitlerle kotardığı ama hemen sonrasında hayal kırıklığı doğuran Demokrat Parti projesi, her ne kadar Cindoruk yerine Namık Kemal Zeybek'i partinin başına geçirse de seçimlerde tek başına varlık göstermesi imkansıza yakın.
Aynı şey bire bir ele alındıklarında Büyük Birlik Partisi, Saadet Partisi, Türkiye Partisi, Has Parti, Yurt Partisi, HakPar gibi siyasi partiler için de geçerli. Mucizeye yakın özveriler sözkonusu olup ta bu partiler tek bir çatı altında seçime girebilirlerse baraj oranı zorlanabilir mi? Belki.. Ama hem kendi özel tabanları, hem de kuruluş hikayelerina bakıldığında seçim ittifakı için bile olsa bu partilerin ortak hareket etmeleri kolay olacağa benzemiyor..
NANKÖR EVLAT KIBRIS:
Yakın zaman önce Kuzey Kıbrıs'ta Türk Ordusu ve Başbakanı'nı hedef alan ve en kibar anlatımla TERBİYESİZLİĞİN DANİSKASI denebilecek bir miting düzenlendi. Türkiye Cumhuriyeti'ni işgalci sayan ama yine aynı devletin yardımı olmazsa bir ay içinde açlıktan ölecek bir ülkecik ve insanları deyim yerindeyse nankörlüğün destanını yazdılar. KKTC'de birşeylerin yolunda gitmediğini gösteren bu durum Türkiyede birşeylerin sorgulanmasına da vesile oldu aynı zamanda. 70 milyon vatandaşının ortak parasıyla ödenen bir vefa borcu KKTC. Ama içlerindeki satılmışların ve Rumların kucağından inmeyen sorunlu tiplerin rahatça at oynattığını biliyorduk uzun zamandır. Ama bu kadar sert ve kişiliksiz tepki beklemiyorduk açıkçası. Tipik bir "besle kargayı oysun gözünü" durumuydu.
ADLİ REFORM, TORBA YASA ve SORU İŞARETLERİ:
Meclis birbiri ardına yeni yasalar çıkarmaya devam etmekte. Bu yasaların içeriğinden ziyade halka yeterince anlatılmadan aceleyle çıkarılması şikayet nedeni. Hal böyle olunca konu hakkında fazla bilgisi olmayan bizler kim ne derse ona inanma durumunda kalıyoruz. Çıkarılan yasalar kimine göre vatanseverlik gereği, muhalefet cephesine göre Türkiye Cumhuriyetinin sonunu hazırlayan saatli bombalar.. Keşke 300 sayfalık yasa metinleri 3 saatte şapkadan tavşan çıkarılırcasına aceleye getirilmese.
BALYOZ, ERGENEKON, HIRANT DİNK ve ADLİYELERDEN SUNULAN HABERLER:
Siyasi gündemdeki hızlı gidişat, birbiri ardına patlayan başka davalarda da devam etmekte. Ernenekon dosyası kapanmadan Balyoz davası gündemi çalkaladı. 3 yıla rağmen bitmeyen Hırant Dink davası yeniden haber bültenlerinde önemli oranda yer almaya başladı ve sesli düşünme sreci yaşandı. Yargıtaydaki sürecin yavaşlığı yüzünden salıverilen Hizbullahçılardan bir kısmının izlerini kaybettirmesi seçim yaklaşırken patlayabilecek yeni bombaların korkusunu yaşatmaya başladı. Yine aynı salıverilme hakkından yararlanacak çok sayıda seri katil, tecavüzcü, terör örgütü üyesi ve diğer "tutuklu"ların ellerini kollarını sallayıp topluma dönme ihtimalleri bile can sıkıcı.
Haber bültenlerinin çoğunda en az yarım saat Silivriden veya Diyarbakırdan canlı yayınlar izlemeye başladık.
SERİ PATLAMALAR:
Ankara Ostim ve İvedik OSB'lerinde aynı gün gerçekleşen patlamalar da yasalar ve uygulanması anlamında yolunda gitmeyen birşeyleri gösterdi. Belediyeler ve OSB yönetimleri topu birbirine attı. Ama olan hiçi hiçine hayatını kaybedenlere oldu yine galiba. Ve birkaç gün içinde konunun unutulmasına şaşırmayacağız artık. Ta ki yeni bir patlamaya kadar..
DÜNYADAN KISA KISA:
MISIR, TUNUS ve BOP FİLMİNİN DEVAM EDEN ÇEKİMLERİ:
Pek çoğu diktatörlüğün kibar telaffuzu devlet başkanlığı mekanizmalarıyla yönetilen Mısır, Tunus, Yemen gibi ülkelerde taşların aynı anda sanki bir yerden düğmeye basılmışçasına oynamaya başlaması şaşırarak izlediğimiz haberlerdendi. Özellikle Arap dünyasında İsrailin yegane dostu sayılacak Mısır ve Mübarek rejimine, sırf İsrail'e düşmanlık beslememesi karşılığında her yıl 1.5 milyar dolar yardım eden ABD bile artık kan değişikliğine evet demeye başladı. Tunus ve Yemen'de değişiklikler yaşandı. Bölgenin en sakin ülkesi sayılacak Ürdünde bile kendince eleştiriler başladığına göre bazıları yalanlasa da BOP adım adım ilerlemekte.
WİKİ ve ASSANGE:
Kimine göre kahraman, kimine göre dünya derin abilerinin emir eri WikiLeaks'in patronu Assange yargılanmaya devam edilmekte. Korkusu ABD'ye teslim edilmesi. Bazılarına göre mahkeme ve ABD buna cesaret edemez. Çünkü Wiki'nin elinde haber değeri taşıyan belgelerin çoğu yayınlanmamış durumda. Ve bu belgeler yayınlandığında ABD ve dünya üzerindeki birçok ülkenin şu ankileri unutturacak kirli çamaşırları ortaya çıkar ve bu şok bütün dünyayı çok etkiler. Keşke yayınlansa da görsek kimin neler tezgahladığını.
DEPOYU FULLE, VENEZÜELLA PETROLÜ OLSUN!
Güney Amerika ülkelerinden Venezüella bölge ve dünyanın en büyük petrol rezervlerinden birine sahip. Geçtiğimiz günlerde bu ülkeyle karşılıklı ticaret açılımına gideceğimiz ve çok ucuza petrol alacağımız yazıldı medyada. Pek çok insan da ümitlendi doğal olarak. İnşallah gerçekleşir diyoruz elbette. Ama Uruguay ve farklı ülkelerden gemiler dolusu büyükbaş hayvan ithal edildi. Hem de çok ucuza. Ama vatandaşın sofrasına giren etin fiyatında ya hiç azalma olmadı veya atılan taş ürkütülen kurbağa değmedi. Türkiyede sistemi az da olsa biliyorsak petrol konusunda da aynı şey olur diyecek kadar karamsarız. Bedava petrol bile alsak bunun bize faydası üç beş kuruş olarak yansır. O da bir hafta sonra yapılacak zamla uçar gider.
........
Bir sonraki güncellemede devam etmek üzere...
Gündeme Dair