M A V i bi dünyaya HOŞGELDİNİZ!

Bilgisayar&Teknoloji













Şubat 2011 v4.1

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Önerdiğim Siteler








Benim Eskişehirim!

Şubat 2011 MaviDem

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Başka bir şehir, başka bir sevda..

Fazla iddialı bir başlık gibi mi durdu sizce "başka bir sevda: Eskişehir!" cümlesi? Eskişehirde çok fazla yaşamamış, anılarında bu şehre dair fazla ayrıntı olmayanlar için cevap "evet" olabilir..

Ama Eskişehir için aynı cümleyi kuracak binlerce insan da vardır aynı zamanda.

Farklı bir şehir Eskişehir. Bazen Osmanlı'nın son demlerindeki mahalle kabadayılarına benzer. Sert sert bakar insanın yüzüne, ama bir o kadar da mütevazı olduğunu bilir onu yakından tanıyanlar.

Bazen aşırı halde İzmir'e benzeyeceği tutar. Hem rahat, hem biraz kafa dengi güzel bir kıza benzer. Gözlerinizin içine bakar; inatla ve dostça. Gözlerinizden içinize düşen davetine "eyvallah" deyip te ardı sıra yürümeye başladığınızda hızlanır adımları. O kaçar, siz kovalarsınız. Yakalanmaz ama gözden de uzaklaşmaz. Bu koşturmaca siz "benden pas" diyene kadar sürer. Durup ta geriye dönmek üzeresinizdir, son bir veda bakışınızı yakalar. Ve aynı davetkar bakışla güler gözlerinizin içine. Kaçar, kavuşmayı değil ardı sıra yorulmanızı sever çünkü.

Varlığını pek hissettirmese de vefalı bir dost gibidir çoğu zaman da. Canınız sıkkınsa ve hatta efkarlıysanız düşer yanınıza. Hamamyolu'nda veya Adalar'da gölgeniz olur. Bir bardak çayınızı, simidinizi paylaşır sizinle. Bademlik'te efkarınızı dağıtan manzara olur. Fidanlık'ta gölgesine sığındığınız kırk yıllık ağaç olur. Olur da olur ve bir şekilde alır götürür hüznünüzü, siz farkına varamadan.

Bütün bunları kırk yıllık Nişantaşı çocuğunun şehr-i Istanbul'u anlatması gibi anlattığıma bakmayın. Eskişehiri ancak 6 yaşındayken görmüş birinin cümleleri bunlar.

Devamında uzun aralar da var, Eskişehiri yaşayamadığım demler, zamanlar. Ki Eskişehiri bu kadar sevme nedenim de belki bu uzun ayrılıklar aslında.

Yanıbaşındayken değerini pek hissetmediğiniz, ama uzağında "şimdi Istanbulda olmak vardı anasına satayım!" benzeri kendini özleten farklı bir sevdalı Eskişehir.

Herkesin başka öncelikleri var onu anlatırken. Kimisi için üniversite kenti, bazıları için "askeriyenin eli-ayağı" bir şehir. Sanayisiyle, şehirleşmesiyle, Avrupai görünümüyle ve çağdaşlık dendiğinde ilk akla gelen şehirlerden olmasıyla da başka, bambaşka bir şehir. ("Devamı haftaya" değil, iki satır aşağıda.. ;) ) Paylas


Devam?

Eskişehir'in Nesi Meşhur?

Şubat 2011 MaviDem
eskisehirimm

Eskişehir dışındaysanız memleket kurtarma fasıllarında çok sık duyabileceğiniz bir sorudur bu. Veya birkaç günlüğüne Eskişehire yolu düşecek biri size bu soruyu sorar. Çok bilinmeyenli denklemi çözmek gibi bir durumdur cevabı, çünkü ne kadar uğraşsanız da tek bir cevap veremezsiniz.

Bir kere Eskişehirsporu meşhurdur Eskişehirimin. Kırmızı - Siyah'ın en asilinden renkleriyle, anlatırken insanı mutlu eden geçmişiyle bir efsanedir Eskişehirspor. Süper Lig'de bir çok takım kendi sahasındaki derbi maçlarında 10 bin taraftarını yanında göremez. Ama Eskişehirspor 3. ligdeyken bile deplasman maçlarına on bin taraftarla gidebilmiştir. Anadolu takımlarının futboldaki İstanbul diktasına "biz de varız!" demesinin adıdır Eskişehirspor. Bundan kırk yıl önce bile oyuncularından yüzde doksanı üniversite mezunu veya öğrencisi olan bir kültürün adıdır aynı zamanda. Avrupa'da, Amerika'da en çok taraftarı olan Anadolu kulübüdür belki de. Bir başka deyimle mütevazı görünen ama haksızlık veya aşağılanmayla karşılaştığında masaya yumruğunu vurabilen başı dik Anadolu çocuğudur aslanlar gibi..

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Eskişehir'in lületaşı meşhurdur. Vatandaş Ahmet efendinin evinde ve İngiltere kraliçesinin sarayında aynı ustanın elinden çıkma lületaşı objeler görebilirsiniz. Sigaranın dumanına arkadaştır, "ya sabır" çekişlerimize yoldaştır.. Tesbihtir, küpedir, satranç takımıdır, pipodur, sigara ağızlığıdır, köstebek yuvası çapında bir ocaktan avucumuza gelene kadar geçtiği bir sürü ele avuca ekmektir.

İnsanları meşhurdur Eskişehirin. Yok, normal insanlardan bir fazla gözleri veya kulakları olduğu için değil. Yörüğü, Türkmeni, Kırım Tatarı, Kuzey Kafkasya göçmeni, Trakya muhaciri, Karadenizlisi, yerlisi, yabancısı... Kısacası bambaşka kültürlerde yüzbinlerce insanın çok uzun yıllardır adam gibi, dostça yaşayabilmesidir onlara "helal olsun" dememizi gerektiren.

Hal böyle olunca mutfağı da meşhurdur Eskişehirin. Dillerde "çiğbörek" olarak yanlış bir ad almış "şibörek"i meşhurdur. Yeri gelmişken "çiğ-börek" kelimesinden şüphelenip "yenir mi?" sorusu soracaklara biri peşin kalanı taksitle cevabı verelim hemen: Kızgın yağda pişirilen müthiş bir yemektir kendileri. Bir kez erbabından yediğinizde zaten "aşksız geçen ömre yazık olmuş arkadaş!" der gibi "şiböreksiz (hadi siz yine çiğbörek deyin) geçen yıllarımı yaşanmış saymıyorum" diyebilirsiniz rahatça. Kırım Tatarlarına has bu yemeğin yanında yukarıda saydığımız kültürlere has yemekleri de tadabilir ve bu kadar renkli bir yemek kültürüyle tanıştığınız günü hayatınızın şanslı günü sayabilirsiniz.

Havacılık anlamında meşhurdur Eskişehir. Burada yeniyseniz hiç beklemediğiniz anda tepenizden alçak uçuş yapan koca bir jet uçağını görüp "tövbe Bismillah, kesin savaş çıktı!" diyebilirsiniz. Ama bir Eskişehirlinin bu halinizi görüp te tebessüm etmesini göze alarak.

Hamamyolu caddesi meşhurdur Eskişehirimin. Adalar'ı, Kızılcıklısı, Köprübaşısı, Esnaf Sarayı. Son zamanlarda sanki mitoz bölünme yoluyla çoğalan alış-veriş merkezleri tadını kaçırmıştır biraz bunların, ama vardırlar Allah yokluklarını göstermesin.

Tramvayı, Porsuk Çayı üzerinde Venedik keyfi yaşatan gondol ve motor-yatları güzeldir memleketimin. Klasik mimariye sahip binalarda dünü yaşayabilir, Reşadiye'de huzuru hissedebilirsiniz.

Yılmaz Büyükerşen'i de saymamız gerekir Eskişehirin değerleri arasında. Eskişehirin şeklini değiştirecek altyapı ve üstyapıyı yapan bu adamın hakkını teslim etmek gerek. Bir çok yerel yönetimin projeleri görüp ilham almak için Eskişehiri ziyaret etmeleri de boşa değil demek ki.

Son demlerde nur topu gibi bir hızlı trenimiz de oldu. 2 çay içimi zamanda Ankara garına vardınız bile. İç turizmde Eskişehirin adı daha sık duyulur oldu. Sabah hızlı trenle gelip akşama kadar elden geldiğince Eskişehiri tanımaya çalışan yerli turistlerimiz var artık. Ve dönüş trenine bindiklerinde görmeleri gereken daha çok şey olduğunun farkına varıyorlar. "Keşke bizim şehrimizde böyle olsa" diyenler de var mıdır sizce?

Bizim sahilimiz de var. Ve Kent Parkımız. Ve Korsan Gemimiz. Ve'lerin sayısını çoğaltmam an meselesi, en iyisi "devamı önümüzdeki güncellemeye" demek.

Eskişehir sadece şehir merkezinden ibaret değil elbette. İlçelerdeki güzellikler de başlıbaşına bir yazı konusu olmayı hakediyor.

Bunu da önümüzdeki güncellemeye erteleyelim. Ama kısaca "neler var?" sorusuna cevap verelim..

Mihalgazi'de kaplıcalar, Mahmudiye'de Türkiyenin en iyi Arap atlarını yetiştiren bir hara, Çifteler'de Sakarya nehrinin doğduğu dünya cenneti Sakaryabaşı, Han'da binlerce yıllık yeraltı şehri, Yazılıkaya'da Midas şehri (evet, doğru tahmin: Midas'ın kulakları.. ;)), Seyitgazi'de Seyyid Battal Gazi Türbesi, Sivrihisarda Nasrettin Hoca'nın evi, yeniden restore edilen Ermeni Kilisesi, Yunus Emre'nin mezarı, onlarca türbe, kümbet, külliye, Kırka'da Bor madenleri, Kaymaz'da altın madeni, vesaire.

Gecenin üçünde kulaklıktan insanı alıp götüren melodiler dinlemekte olan biri bile ezberden bu kadar sayabiliyorsa Eskişehir'de gezip görmeniz gereken ne kadar çok yer olduğunu varın siz düşünün.

Bu mevzuya bu defalık virgül koyma zamanı. Bir dahaki güncellemeyi bekleyin derim. Hatta bir dahaki sefere yerli ve yabancı fotoğrafçıların objektifinden harika Eskişehir fotoğrafları da burada olacak. Eskişehiri özleyenler hasret gidersin, daha görmeyenler de ne kadar çok şey kaçırdıklarını anlasınlar diye..

Sürç-i lisan etti isek affola efendim.. :) Paylas

Bittiii :)

Arşivden


© MaviDem.com v4.1 - Şubat 2011 İçerik ve Tasarım