Huzuru Ararken...
Bir tatlı huzur almaya gitsek...
Hepimiz bir koşturmacanın içindeyiz.
İş-güç, ulaşım, borçlar-alacaklar, geçim-seçim, var-yok.. Kısacası çoğu zaman tezatlar arasında geçen bir zaman dilimi "hayat" dediğimiz. Boşa koyunca dolmaması, doluya koyunca almaması bazen derdimiz. Bazen bir baş ağrısı ya da diş ağrısı dünyayı tersine döndürmeye yetiyor.
Ve bazen çözer gibi oluyoruz hayatın anlamını. Hayat sadece nefes alıp vermekten ibaret değil diyoruz. Kimi gün yolumuzu çığlık çığlığa geçen bir ambulans kesiyor. Ya da bir dostumuzun tabutunu omuzluyoruz, o tabutun içinde giden yüzlerce anın ve anının acısını göğüslemeye çalışıp.
Bu sayfada hayatın genelde ıskaladığımız (kendi adıma) manevi yönünü az da olsa yakalamaya çalışalım mı? Ne yapabilirsek kazançtır gözüyle bakmaya çalışıp. Hemen, şimdi, şu an bu sayfayı nerede okuyorsak orada.
Baştan söyleyeyim herhangi bir iddiası yok bu sayfanın. Çatkapı biri geldiğinde evdeki malzemeden birşeyler hazırlayıp ikram etmeye benzer bir davranış diyebiliriz en fazla. Bilgisayarımda duran, (maalesef) arada sırada aklıma gelen şeylerin bir kısmını paylaşmak bir başka deyimle. Hayatın bir yolculuk olduğunu hatırlamak ve o yolculuğun en azından şu dakikalarını az da olsa güzelleştirmek adına..












